9 Mart 2018 Cuma

İstanbul'u Öldürdüler Gözlerimizin Önünde & Önder Karaçay


İstanbul'u Öldürdüler Gözlerimizin Önünde & Önder Karaçay

İki yakası bir türlü bir araya gelmedi
Gelmesi için de dört yerinden iliklendi 
Kendi talanını üzerinden silkeleyemedi
İstanbul’u öldürdüler gözlerimizin önünde

Artık her plazası bir mezar taşıdır 
İçinde ölülerin ve ruhsuzların yaşadığı
Ağır ağır gömüldü beton çıbanların içine
İstanbul’u öldürdüler gözlerimizin önünde

Mekânın cennet olsun demek isterdim
Mekânın cehenneme dönmüş İstanbul
Yeşilinden soyunduğun günden bugüne 
İstanbul’u öldürdüler siluetiyle içimizde  

Taşı toprağı altın bir şehir olarak bilinirdi
İşgale uğradı birilerinin cebine taşındı
Oysa uygarlıkların beşiği İstanbul’du adı
Bu yükü kaldıramayacak kadar aşındı

Önder Karaçay 


6 Mart 2018 Salı

Belirsizlik Hakim & Önder Karaçay


Belirsizlik Hakim & Önder Karaçay 

Adalet vicdandı
Vicdan hakkına hakim olmaktı

Adalet hakkımdı 
Hakim ise yoktu 
Hakkım için hakim neden yok diye sordum
Belirsizlik hakim dediler

Madem adalet, hak, hukuk yoktu
O zaman kendimi aklamak için
Kurdum sanal mahkeme

Hak yemeye alışmış şer güçler*
Karşıma çıkıp;
'Hakkını yemedik diyemediler!'

Önder Karaçay 

*12 Eylül 2012 tarihinde Akbank kendi 12 Eylülü'nü yaşatmak adına sebepsiz beni işten çıkardı. Bu manidar tarih özellikle seçilmişti. 12 Eylül 1980 de toplu, 12 Eylül 2012 de siz tek tek vurmaya başladık demek istiyorlardı. 
Mahkemelerde kumpas davaları vardı ve hakimler diğer davalara bakmaya yetmiyordu. 
Haklı olduğumu biliyordum. Sanal mahkeme kurdum kendimi yargılamak ve aklamak için. Çünkü sen ne yaptın da Akbank seni işten çıkardı sözünü çürütmem lazımdı... 
Çamur şimdi Akbank'ın üzerine yapışmış durumdadır... 
Gerçek mahkemeye bile kendilerini savunabilmek için çoğu duruşmaya avukat bile gönderemediler.
ilk davam bir yıl sonra başlayabildi ve % 100 haklı kazandım Akbank'ın sebepsiz işten çıkardığı onaylandı. Bu şu anlama geliyordu Akbank bir mobbing ve ayrımcılık uygulayan baskı ve şiddet uygulayan bankaydı...BU gerçek Yargıtay onayı ile tescillenmişti. 
Yıl 2018 oldu hala ikinci davamı kazandığım halde Yargıtay da bekliyor. Üçüncü davamı açtık ilk duruşması bile yapılmadı. 
Geç gelen adaletin adalet olmadığını da ispat edeceğim bu gidişle.. 


4 Mart 2018 Pazar

Öteleme & Önder Karaçay



Öteleme & Önder Karaçay 

Bizi durduran eşiğin
Kavşağındayız
Kendi zamanını arayan bakışın
Gölgesinde
Kıyının öteki tarafına geçmenin
Yeğinliğinden uzağız
Zamanın ürküntülerinden kaçmak ne mümkün,
Aidiyet sorgusunun karşısında yüzler bukalemun
Uzaklaştıkça bir kökene bağlanma arzusu
Yaşadığımız huzursuzluğun nedeni
Arayış yerine bağlanış çaresizliğine düşmektir
Yaşama gölge düşürenler sorgulanmadığı için
Sorumsuzca kendi karanlığını kendi üretir
Yakın geçmişte yüzünü aydınlığa dönen her bakış
Kabuk değiştirmeyi göze alabiliyordu
Şimdi bir yaşama sığmayan sözler
Kısaldıkça kısalıyor
İçimizde avazlanan bir ses,
Kurtların telaşı gibi
Başlama noktasını bulan
İlerleyebiliyor
Öteleme!
Önder KARAÇAY 


3 Mart 2018 Cumartesi

Toprağın İliğine Kan Akıyor & Önder Karaçay



Toprağın iliğine kan akıyor
Yüreğimize işleyen bir yağmur gibi
İnsanlık çürümüş bir zamandan bakıyor
Kendini arıyormuş gibi
Umutla umutsuzluk arasında
Kaygılı çocuklar büyüyor bu topraklarda
İnsanın her adım bastığı yerde
İçimizden dışımıza öfke akıyor
Düşman içimizde sinsice yaşıyor
Darmadağın olmuş düşlerimiz bile kalmadı
Bize bu acıyı yaşatanlar aldılar ahı
Ecel hayatın baharında gençlerimizi yakaladı
Şehitlerimizi de sömürmek iç düşmana kaldı
Bir ırmak kıpkırmızı akıyor bedenlerden
Kan kendi yatağını terk etmiş toprağın iliğine akıyor
Kardeşi kardeşe düşman edenler durmuyor
Düşman dost gibi sızmış içimizde yaşıyor
Toplumu aydınlatması gerekenler kararttı ufku
Bu zalimlik yeni yeni herkesi bunaltıyor
Analar, babalar evladının üzerine toprak atıyor
Hainlerin toprakları ise düşmana petrol fışkırtıyor
Toprağın iliğine kan akarken
Askerimiz ayıranlara, bölenlere teslim ölüyor
Kardeş topraklarda toprağın iliğine kan akıyor,
Bunu fırsat bilenler merhameti menfaate satıyor
Kan toprağa, petrol birilerinin cebine damlıyor
Ne haindir ki bu petrol bizim sınırlarımızı çizip
Dışarıda hakkı olmayanın çıkarına akıyor
Kan toprağa, petrol çıkara oluk oluk akıyor

2 Mart 2018 Cuma

Kafes & Önder Karaçay



Kafes & Önder Karaçay

Gökyüzüne yakıştığı için
Tanrı kuşları yarattı
İnsan kuşları sevdiği için mi?
Kafesler üretti!

Özgürlük satılmıyorsa
Ruhunu satmayanları, satanlar nasıl esir aldı?

Kendimizin çitlerini kendimiz ördük
Dönüp kendimize baktığımızda tutsak olduğumuzu gördük

Zincire vurulma
Sonra zincirini kırsan bile
Halkaları kalır boynunda!

Aşırı özgürlük sanrısı
Hayatın köleliğe dönüşmüş ağrısı

Özgürlüğün düşmanı
Tutsak oluşundan habersiz 
Halinden memnun olmaktır 

Kafese tıkılan kuşlar
Özgürlük türküsü söylese de
Tutsaktır

Kafese tıkılan kuşların kanadı kırıktır
Serbest kaldığında da uçmayı unutur!


Önder Karaçay 






1 Mart 2018 Perşembe

Güvenmek ve Gücenmek & Önder Karaçay


Güvenmek ve Gücenmek & Önder Karaçay 

Zaman geri alınabilse
Bakmayacağımız ne çok yüz
Anmayacağımız ne çok isim
Ve bir daha asla inanmayacağımız 
Ne çok yalan var

Geriye gidemeyeceğimize,
Ve zamanı geri alamayacağımıza göre
Gelecekte dikkat etmemiz gereken
Önümüzde ne çok çukur var

Biliyoruz ki o yüzsüzler
İsmini anmadıklarımız 
Yalanlarıyla başka kılıklarda
Yine karşımıza çıkacaklar

Geçmiş ve geleceğin arasında
Kalmamanın tek bir yolu var;
“Her insana güvenen insana güvenirsen
Güvenini boşa çıkarır, sonra gücenirsin
Unutma güven tek kullanımlıktır
Güvenebileceğin tek kişi sensin!.."

Önder Karaçay 


18 Şubat 2018 Pazar

Kumandalı Kumandan & Önder Karaçay


Kumandalı Kumandan & Önder Karaçay 

Unvan ve sıfatsız ismi anlamsızdı
Kumandalı bir unvanı kendisi seçmişti 
Gerçi o kendini başkumandan görüyordu
Nereden tutsanız oradan kopuyordu

Her gün düğmesine kim basıyorsa
Ona göre tavır takınıyordu

Kendisinin gitmesinde başka ne giderse gitsin
Tek derdi kendisiydi ve 
Kendini korumaya kumandandı

Koltuk çıkmak isteseniz bile olmuyordu
Onu kayıramazsınız 
O kendini kayırmanın bir yolunu bulurdu

Kumandanın hangi tuşuna bassanız
Kendisi çıkıyor karşınıza
Dün söylediğinin tersini söylüyordu

Elinizde tuttuğunuz kumanda kadar
Tutarlı değildi kumandalı kumandan

Vazgeçilmez görüyordu kendini
Oysa vazgeçecek kadar bile sevilmiyordu

"İnsan ulaşamadığı her şeyin peşinde koştuktan sonra
O hedefe ulaştığında genelde peşinde koştuğunun nankörü olur."

Yaşlılığında geçmişin iyi hatıralarıyla dolu
Bir hayatı asla olmayacaktı

Her söylediği fuzuliydi
Bir insanın her konuyu bilmesi gerekmediği halde
O tepeye çıkmışlığın şımarıklığı ile her şeyi bildiğini sanırdı

Kumandalı kumandan
Gördüğüm tek kördüğümdü!


Önder Karaçay